Replik.Co
the matrix

The Matrix Replikleri (1999-2003)

”Birini gerçekten tanımak için onunla savaşmalısın.”

Yönetmen: The Wachowski Brothers
Oyuncular: Keanu Reeves, Laurence Fishburne, Carrie-Anne Moss

Dürtülerini inkar etmek bizi insan yapan şeyleri inkar etmektir.

Yolu bilmekle, yolda gitmek arasında bir fark vardır.

Cehalet erdemdir.

“Gerçeği” nasıl tanımlarsın?
Eğer, hissedebildiğin koklayıp, tadıp, görebildiğin
şeylerden söz ediyorsan “gerçek”, beyne iletilen elektrik
sinyallerinin yorumlanmasıdır.

+Matrix nedir?
-Kontrol.

What are you waiting for? You’re faster than this. Don’t think you are, know you are… Come on! Stop trying to hit me and hit me.”

Biliyor musunuz bu biftein var olmadığını biliyorum.
Bunu ağzıma koyduğumda Matrix’in beynime bunun sulu
ve lezzetli olduğunu söylediğini biliyorum.
9 yılın ardından ne fark ettim biliyor musunuz?
Cehalet erdemdir.

Kimse sana aşık
olduğunu anlatamaz. Sen bilirsin..herşeyinle….

” Hiç gerçek olduğunu sandığın bir rüya gördün mü? Ya o uykudan hiç uyanmasaydın rüya olduğunu nasıl anlayacaktın? “ (Morpheus)

” Bu açıklanamaz, ama hissedersin. Hayatın boyunca dünyayla ilgili bazı şeylerin yanlış olduğunu hissetmişsindir. Ne olduğunu bilmezsin, ama o ordadır; beynine saplanmış bir kıymık parçası gibi… Seni deli eder. ” (Morpheus)

” İnanılmazlığa inan “

” Başlangıcı olan her şeyin bitişi vardır “

” Matrix seni aldı. “

(Ajanlar kendi aralarında)
-Bu o!
-Anormal olarak.
-Harekete geçelim?
-Evet.
-O hala…
-Sadece insan.

-Kaşığı eğmeyi başa deneme. Bu imkansızdır. Bunun yerine sadece gerçeği anlamaya çalış.Tamam mı?
-Gerçek nedir?
-Aslında bir kaşık yok. Eğilen sadece kendinsin.

Trinity: Seni izliyorlar Neo.
Neo: Kimler?
Trinity: Sadece dinle. Neden burada olduğunu biliyorum. Ne yaptığını biliyorum. Neden az uyuduğunu… Yalnız yaşadığını ve her gece bilgisayar önünde neden sabahladığını biliyorum. Onu arıyorsun. Biliyorum, çünkü ben de bir zamanlar aynı şeyi arıyordum. Sonra O beni bulduğunda aslında Onu degil, bir yanıtı aradığımı söyledi. Bizi harekete geçiren soru bu Neo. Seni buraya getiren de bu soru. Soruyu biliyorsun… Tıpkı benim gibi.
Neo: Matrix nedir?
Trinity: Yanıt oralarda bir yerde Neo. Seni arıyor.Eğer istersen, seni bulacaktır.

Ne yazik ki, kimseye Matrix’in ne olduğu anlatılamaz. Kendin görmelisin. Bu, son firsatın. Buradan sonra dönüş yok.
Mavi hapi alırsan hikaye biter. Yatağında uyanır ve istediğin şeye inanırsın.
Kırmızı hapı alırsan Mucize Ülkesi’nde kalırsın ve sana tavşan deliğinin ne kadar derin olduğunu gösteririm.
Unutma… Sana gerçeği öneriyorum. O kadar. (Morpheus)

Olmaz, birini gerçekten tanımak için onunla savaşmalısın.

İnsan tepkileri içinde en belirgini, gerçeği reddetmektir.

Umut. İnsanın vazgeçemediği illüzyon.
Aynı anda en büyük güç ve en büyük zayıflık kaynağınız.

+Şeker?
– Kararımın ne olacağını biliyor musun?
+ Bilmesem kahin olmazdım, değil mi?
-Zaten biliyorsan nasıl seçeceğim?
+Çünkü buraya seçim yapmak için gelmedin. Sen seçimini çoktan yaptın.
Buraya neden bu seçimi yaptığını anlamaya geldin.

Anlamadığımız seçimlerin ötesini asla göremeyiz.

Özgür olduğumuz için burada değiliz.
Özgür olmadığımız için buradayız.
Kaçmak için bir nedenimiz yok.
Bunu inkar edemeyiz.
Çünkü ikimiz de biliyoruz ki,
amaç olmazsa biz de var olmayız.
Bizi yaratan işte o amaç.
Amaç bizi birleştiriyor.
Amaç bizi çekiyor.
Yol gösteriyor.
Harekete geçiriyor.
Hareketlerimizi tanımlıyor.
Birbirimize bağlıyor.

– Her şey seçimle başlar.
+Hayır, yanlış.
Seçim, güçlülerle güçsüzler
arasında yaratılmış bir illüzyondur.

Asıl önemli olan duygunun ta kendisi.
İşte evrenin doğası böyledir.
Ona karşı savaşırız, onu inkar ederiz.
Ama aslında yanılmadır. Bir yalandır.
Gururlu görüntümüzün altında…
gerçek tamamen kontrol dışı olduğumuzdur.
Nedensellik. Ondan asla kaçamazsınız.
Sonsuza kadar onun tutsağıyız.
Tek umudumuz, tek şansımız onu
anlayabilmek. Nedeni anlamak.
Neden, bizi onlardan
neyin ayırdığı sizi de benden.
Gerçek gücün kaynağını anlamak.
O olmazsa, güç de olmaz.

Hepimiz kaderimizde ne varsa onu yaşarız.

Hiçbir şey, rastlantı sonucu olmaz.

Bazılarının tesadüf dediği şey bana göre sonuçtur.
Başkalarının fırsat dediği şey bana göre maliyettir.

Aşk ile deliliğin birbirine
bu kadar benzemesi ilginç.

…kimse anlamadığı bir tercihin
ötesini göremez, hem de hiç kimse.

Başlangıcı olan her şeyin bir de sonu vardır.

Hayatın anlamı sona ermektir.

Yüce ve güçlü Kahin, sonunda karşılaştık.
Beni bekliyordun, değil mi?
Her şeyi bilen Kahin asla şaşırmaz.
O her şeyi bilir. Nasıl şaşırır ki?
Peki bu doğruysa, buraya geleceğimi
bildiği halde niye hala burada?
Niye gitmedi?
Belki bunu yapacağımı biliyordun,
belki de bilmiyordun.
Biliyorsan, bu kurabiyeleri yaptın
ve tabağı oraya kasten bilerek koydun
bu da orada kasten, bilerek
oturduğun anlamına gelir.

Ajan Smith: Neden, Bay Anderson neden? Neden, neden, neden? Bunu neden yapıyorsun? Niye? Ayağa kalkmak niye? Kavga etmek niye? İnandığın şeyler için kavga ettiğini mi sanıyorsun? Sağ kalmadan öte bir şeyler için mi? Bana söyleyebilir misin, biliyor musun? Özgürlük mü? Gerçek mi? Belki de barış ya da sevgi olabilir mi? Yanılsamalar Bay Anderson, algılamada aldanmalar… Herhangi bir anlama ya da amacı olmayan bir varoluşu ümitsizce haklı göstermeye uğraşan zayıf insan zekâsının ürettiği geçici kuruntular ve bunların hepsi de Matrix kadar yapay. Zaten, sevgi gibi zavallı bir kavramı insan zekâsı icat edebilir. Bunu görebilirsin Bay Anderson, artık bunu anlaman gerek! Kazanamazsın! Kavga etmen boşuna! Neden, Bay Anderson neden? Niye inat ediyorsun?
Anderson (Neo): Çünkü bu benim seçimim.

FRAGMANI BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ

Replik Puanı:
Avatar

Replik.co

Ben neden benim de başka biri değilim?