Replik.Co
Oz

Oz Replikleri (1997)

Birisine son kez hoşça kal dediğini bilmen çok nadir olur. Ne söylemeye çalışırsan çalış daha önceden söylemen gerekirdi.

Yönetmen: Tom Fontana
Oyuncular: Ernie Hudson, J.K. Simmons, Lee Tergesen

Kaybetmenin ya da kazanmanın önemli olmadığını söylerler, önemli olan nasıl oynadığın derler. Bence bu saçmalık. Önemli olan kazanmaktır kardeşim. Oyunun mantığı budur.

Hepimizin problemleri var, çözümsüz problemleri. Sonra birisiyle tanışırız, bizden daha büyük problemleri olan birisi. Veya problemleriyle başa çıkamayan birisi. Ve bir şekilde zayıflıkları bize güç verir.

Birisine son kez hoşça kal dediğini bilmen çok nadir olur. Ne söylemeye çalışırsan çalış daha önceden söylemen gerekirdi. Ya da dayanmaya çalışırsın. Sadece o anın tüm hayatın boyunca süreceğini umut edersin.

Eğer şairleri dinlerseniz başa gelen kötü olayların hayatı değiştirdiğini söylerler. Sevdiğiniz kadını ya da bacaklarınızı kaybederseniz, içinizdeki güzelliği birden fark edersiniz. Şairler işte bunu söylerler. İşin aslı böyle değildir. Büyük, kötü bir olaydan sonra, sadece daha fazla kendiniz olursunuz. Büyük, berbat bir olaydan sonra kim olduğunuzu keşfedersiniz, içinizdekini.

“Ölüm kesindir, hayat değil”

Bir adam kendi oğlunun ölümünü görecek kadar yaşamamalı.

Bir çeteye dahil olmak bir dine mensup olmak gibidir. Uyman gereken kurallar, itaat etmen gereken bir lider vardır ve kalbinde sevgi olmalıdır. “Dostunu Sev” “Çete Arkadaşını Sev”’e dönüştü.

Şiddet kendi iyiliği için hiç bir sonuca varamaz.

Bir erkeğin elinden pek çok şeyi alabilirsin. Sigara, spor. Özgürlüğünü, bacaklarını, ama duygularını alamazsın. Duyguları olmaz.

– Yanınızda uyuşturucu, silah, patlayıcı ya da içki var mı?
+ Hayır.. Eğer patlayıcı taşıyor olsam, niye evet diyeyim?
– Hanımefendi ben bilmem. Devlet sor diyor, ben de soruyorum.

– Oh, Tim, dikkatli olmalısın.
+ Ne için?
– Çok fazla Tanrıcılık oynuyorsun. Eğer dikkat etmezsen, gerçeği çok sinirlenecek.

Oswald Maksimum Güvenlikli Cezaevine sokaklarda verilen isim.
Oz geri kalmıştır. Oz hak edilen cezadır. Birisini cezalandırmak mı istiyorsun?
Onu ailesinden, kendisinden ayır kendi türündekilerle bir yere kapat.
Oz zor kere zor zamandır.

Bir sineğe vurursunuz, karıncanın üstüne basarsınız, hamam böceğini ezersiniz ve bunu çok düşünmezsiniz.Aslında bir böceği öldürmek size bir zafer hissi yaşatır. Lanet karınca pikniğinizi mahvediyordur, hamamböceği mutfak dolabınıza tırmanıyordur. Bu sefil, küçük yaşamlara bir son verirsiniz. Ve dünyayı herkes için iyi bir yer haline getirirsiniz. Her birini öldürdüğünüzde gittikçe daha belirgin, daha büyük,daha çirkin, daha kötü olursunuz.

Bir yerlerde ölüm hücresinde bir kardeşimiz vardı. Girdiğinde 16’ydı. Orada bir 16 sene daha oturdu. Mahkemeler ve avukatlar şundan bundan konuşurlarken duvara bir resim yaptı. Neyin peşinde olduğunu bir kişiye bile sezdirmeden. Sonunda 32 yaşına geldiğinde hücrede geçirdiği süre tüm temyiz çabalarının tükendiği annesinin evinde geçirdiğinden fazlaydı. Ölmek üzereydi. Son an için çıkartılmak üzereyken, başyapıtının örtüsünü açtı. Hepsi dört kelimeden ibaretti. “Ölüm kesindir, hayat değil.” Ertesi gün gardiyanlar üstünü boyayla kapattı.

Eskiden bir kabile vardı, Aztekler. Kâinatın şiddetle kurulduğuna inanırlardı. Her sene yeni yılı karşılarlarken,birisinin kalbini çıkartırlardı ve Tanrılara sunarlardı. Bu kurban töreni olmadığı takdirde,güneşin gökyüzünden aşağıya düşeceğine ve dünyanın sonunun geleceğine inanırlardı. Sonra İspanyollar gelip, Aztekleri dünyadan sildiler. Haklı oldukları ortaya çıktı. Dünyanın sonu geldi, onlar için.

Bir kez tanıdığım birisinin ölüm ilanını görmüştüm. Gazete ismini yanlış yazmıştı. Kahrolası ismini yanlış yazmışlardı. Hepsi bu. Bunun dönüşü yoktur. Gelecek sefere öldüğünde ismini doğru yazma şansları da yok. Hayır. Gazetenin o sayısı arşivlere girecek ve tanıdığım bu adamın muhtemelen ömründe en çok gururlandığı şey olan ismi yanlış olacak, ilelebet.

Birisinden intikam aldığınızda, aslında ona, olabilecek en büyük iltifatı yapıyorsunuzdur. Sanki şey demek gibi, “Hayatımı öylesine etkiledin ki karşılık vermem gerekiyor. Senin hayatın da benimki kadar derinden etkilenmeli. “İntikam en büyük tebrik kartı olsa gerek. Evet. Bir düşünecek olursanız, klişe aslında gerçek: “İntikam güzeldir.”

Bir seferinde rüyandaki herkesin aslında kendin olduğunu duymuştum. Hatta kendini ve katlanamadığın bir serseriyi bile rüyanda görsen, aslında gördüklerin kendin ve katlanamadığın serseri tarafındır.

Japon Balığı, tüm hayatlarını 30 saniyelik aralarla yaşar. Her yarım dakikada, ufak beyinleri hayatlarına dair geçen yarım dakikayı unutur. Diğer bir değişle, bu küçük Japon Balığı mutluyken, tüm hayatı boyunca mutlu olduğunu düşünüyor, zira tüm hayatı 30 saniye öncesiydi ve bu küçük balık acıktığında, tüm hayatı boyunca aç olduğunu düşünüyor ve ölürken, bu küçük Japon Balığı tüm hayatı boyunca öldüğünü düşünüyor. Bir hayal edin, ölüm, bu küçük Japon Balığının bildiği tüm yaşam olacak.

FRAGMANI BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ

Replik Puanı:
Avatar

Replik.co

Ben neden benim de başka biri değilim?