Replik.Co

Kôkaku kidôtai 2 / Ghost in the Shell 2: Innocence Replikleri (2004)

Filmin başlangıcındaki metin:

Tanrılarımız ve umutlarımız bilimsel fenomenden başka bir şey değilse, aşklarımız da neden öyle olmasın? Villiers de L’Isle-Adam “Geleceğin Havva’sı”

Filmin başlangıcındaki şarkının sözleri:

* Ay her günü, her geceyi aydınlatmasa da *

* Turnalar hüzünlü bir şekilde şarkı söylüyor *

* Arkama baktığımda *

* Çiçeklerin öldüğünü gördüm *

* Bu dünyanın tüm güzelliği *

* Yok olmuş gibi *

* Tanrılar yeni dünyada toplanmak için *

* Buraları terkediyorlar *

* Şafak söküyor *

* Turnalar şarkı söylüyor *

* Yaşıyormuşuz gibi *

* Acıyı ve hüznü hissediyoruz *

* Hayallerimiz asla sona ermeyecek *

* Düşlerimiz gerçekleşecek *

– “Kendi yüzün bozulmuşsa aynaya suç atma.”

+ “Ayna gerçekleri farketmek için değil, örtmek için bir araçtır” he?

– Sanayi robotlarının aksine, evcil androidler ve gynoidler işe yaramak ya da sorun çözmek için tasarlanmadılar. Onları neden ideal şekil olan insan şeklinde üretme ihtiyacı duyduk? İnsanoğlu kendi yansımasını yaratmak için neden bu kadar ileri gidiyor? Çocuğun var mı?

+ Bir kızım var.

– Çocuklar her zaman insan modelinden saptırılıyor. Şöyle ki: İnsanı kendi kimliği olan ve özgür iradesiyle hareket eden bir şey olarak tanımlarsak o zaman, bu kaos ortamında bulunan insanların erken yaşları olan çocuklar ne durumdadır? İnsanlıktan açıkça ayrılmalarına rağmen insan şekline sahipler. Küçük kızların evcilik oynarken kullandıkları oyuncak bebekler bir çocuk için, üzerinde sadece pratik yapması gereken şeyler değildir. Belki de o kızlar çocuk büyütme pratiği yapmıyorlar. Dahası, o oyuncak bebeklerle oynamak, çocuk büyütmek oluyor.

+ Neden bahsediyorsun?

– Kısaca, çocuk yetiştirmek yapay insan yaratma hareketinin en eski rüyalarını farketmenin en hızlı yöntemidir. Ben olaya böyle bakıyorum.

+ Çocuklar… oyuncak bebek değildir!

— Descartes, insanları ve makinaları, organik ve inorganik hayatı ayırt etmemiştir. Kızı Francine’ye benzeyen, 5 yaşında ölmüş olan bir oyuncak bebek vardı. Sonra, ona bu ismi verdi ve onu aşkla büyüttü. Böyle bir şey de vardı…

Bir adam zamanında, sandığımızın aksine çok mutlu ya da çok mutsuz olmadığımızı söylemişti. Burada önemli olan hayatından ve arzularından yorulmaman.

“Robotlara ruh vererek insanları taklit etmeye çalışan kişileri anlamıyorum. Gerçekten güzel bir robotun tanımı bir ruhun et ve kanla vücut bulmasıdır. Ayak parmaklarında dikilen bir cesedin çökmesi an meselesidir.”

– Savaş falan mı başlatacaksın?

+ Yakuza mekânına girmek için yakuza olmaya gerek yok, ama silaha gerek var.

Hayatın gerçek doğası, genlerle aktarılan bir bilgi ise halk ve medeniyet de devasa hafıza sistemlerinden başka bir şey değildir. Ki böylece şehirler de harici hafıza araçları oluyor.

“Çok az kişi ölümü bilir.” “Bizse buna sadece katlanır ve genelde hırsından ya da ahmaklığından ötürü çoğu kişi ölü numarası yapmayı bilmediğinden ölür.”

Rahatsız edici, değil mi? İyi bilirim. Gerçekte yaşamayan bir şeyin, yaşıyormuş gibi görünmesinin belirsizliği. Diğer taraftan, yaşayan bir şeyin aslında yaşamıyormuş gibi görünmesinin belirsizliği. Robotları bu kadar rahatsız eden şeyin ne olduğunu söyleyeyim. İnsanlardan sonra modellenmiş olmaları. Yani, insanoğlundan daha aşağıda olmaları. Korku, kısaca, insan fenomeninin anlamından ve amacından gittikçe sapması. Hayat fenomeni üstündeki ışığı örtmeye çalışan bilim bile bu korkuyu evrimleştirmede önemli rol oynadı. Doğanın sebepler dünyası olduğu inancı insanların da basit mekanik parçalardan oluşabileceği inancı.

– “İnsan bedeni kendi baharında rüzgârı esen bir makinadır. Hiç değişmeyecek hareketin canlı resmidir.” –

18. yüzyıldaki “makina adam” teorisi siber-beyin ve protez beden teknolojisi ile diriltildi. Hafızayı bilgisayar kullanarak şekillendirmenin mümkün olmasından beri insanoğlu, yaşayan bir canlı olarak, yeteneklerini üst sınırlara çıkarmak için hızlı bir şekilde kendini makinalaştırıyor. Bu, Darvin’in en uygun olanın hayatta kalma teorisini kendi özgür iradesiyle evrimi ve kendisini doğuran doğayı aşmak için duyulan arzudur. Mükemmel bir donanımla donanmış bir yaşam formu fantezisi bu kâbusun görülmesine yol açmıştır.

– “Tanrı sürekli şekillendirir.” –

Görmek istemiyorsan, bakma. Farketsen bile, bir şey deme. Bir şey desen de, duyma. Böylece felâket gelir.

Atalarımızın güzel bir sözü var. “Doğru ve yanlış şüpheliyse, davulları çal ve saldır.” Diyalogla olmuyorsa, şiddet zamanıdır.

“Aynaya bakıp da kötüleşmeyen çok az kişi vardır. Ayna kötülüğü yansıtmaz, yaratır. Kısaca, aynalara sadece göz atılmalı, uzun uzun bakılmamalı.”

Replik Puanı:

Yorum yap