Replik.Co

Hannibal Replikleri (Dizi 2013)

Oyuncular / Stars: Hugh Dancy, Mads Mikkelsen, Caroline Dhavernas..

Tasarımım bu.

Akıllı bir psikopat bilhassa sadisttir ve yakalaması çok güçtür.

Şeytan ayrıntıda gizlidir.

Herkesin birini öldürmeyle ilgili düşüncesi vardır şu veya bu şekilde ya sizin elinizle ya da
Tanrı’nın eliyle olur bu. Şimdi Bayan Marlow’un ölümünü düşünün. Bunu neden hak etti?
Tasarımınızı anlatın bana. Kim olduğunuzu anlatın.

(Will Graham’ın) Harika bir empati yeteneği var. Senin bakış açını benimkini ya da başka kendini korkutan
bakış açısını anlayabilir. Nahoş bir hediye bu Jack. Algı iki ucun arasına yerleştirilmiş alettir. (Dr. Hannibal Lecter)

Yamyamımız kadınları seviyor. Onları yok etmek istemiyor, onları yiyip bir kısımlarını içinde tutmak istiyor.

Will Graham: Beni nasıl görüyorsun?
Dr. Hannibal: Evin altına indiğinde yanından yılanların sürünerek geçtiği bir firavun faresi gibi.

– Gördüğüme göre kendini öğretmenlik mesleğine adamışsın ve ayrıca sosyal olmanın
senin için zor olduğu biliyorum.
+ Sadece onlarla (öğrencilerle) konuşuyorum. Onları dinlediğim falan yok. Pek de sosyallik sayılmaz bu.

– Bu öğünün adı Mukozuke; mevsimsel saşimi denizkestanesi, midye ve mürekkep balığı.
+ Ne güzel bir sunum, doktor.
– Kaiseki. Tadı ve yemekteki estetiği onurlandıran bir Japon sanatıdır.
+ Neredeyse yerken suçluluk hissedeceğim.
– Yerken suçluluk hissettiğim hiçbir şey yoktur.

2. bölümden alıntılar:

Yaşanan bir hayat çatlaklarda kendini gösterir.

Kendine dair eksik parçaların var. Onları ne ile doldurduğuna dikkat et. (Hannibal)

– Tanrı diye bir şey yok.
+ Böyle bir tutumla kesinlikle olmaz. Tanrı sana bir amaç verdi. Sadece sanat yaratmak değil, onun bir parçası olmak için.
– Neden bana yardım ediyorsun?
+ Gözlerin artık Tanrı’nın yansımasını görecek. O seni görecek. Şayet Tanrı yukarıdan sana bakıyorsa, neden sen de aşağıdan ona bakmayasın?

3. bölümden alıntılar:

Adalet sadece kör değil, akılsız ve kalpsiz de.

Herhangi bir yasal adalete olan inanç, hiçbir zaman bir gece lambasından daha rahatlatıcı olmaz. (Will)

4. bölümden alıntılar:

Ölüm fikrini her zaman rahatlatıcı bulmuşumdur. Hayatımın her an sona erebileceği fikri beni hayatın sunduğu şeylerin güzelliğini, sanatını ve korkusunu tamamen kucaklamam için özgür kılıyor.

– İntihar etmeden önce, Sokrates iyileştirme tanrısı Asclepius’a borcunu ödemek için bir horozu adak olarak vermiş.
+ Ne borcu bu?
– Sokrates için ölüm bir yenilgi değil bir çareydi.

Kimliğinin senden alınması korkunç bir şey.

İnsanların kendi yollarını bulamadığını görüyorum. Çünkü yolun nereye çıktığını genellikle onlar da bilmiyorlar. (Kathleen Piems)

Ağrıyı dindiremem ama artık önemli olmayacak hale getirebilirim. Onları korudum ben. Onları umutsuzluktan korudum. Ve bu güzel bir şey. (Kathleen Piems)

– Zeminde yürüyememek biraz can sıkıcı bir durum.
+ Güçlü biri için zayıf hissetmek kadar can sıkıcı bir şey olamaz.

5. bölümden alıntılar:

Bence, kabul edilebilir derecede işlev göremeyen kişilerin ölmeye hakkı vardır. (Hannibal)

O (Hannibal) bir şeytan, Bay Graham. O, duman gibi.

Hiçbirimiz, hikayelerimizi diğer tarafın yanlışlarını ortaya çıkaracak kadar iyi bir şekilde saklamıyor.

Anıların, duyguların, hatta ruhani deneyimlerin bile hipnoz altındayken manipüle edilebileceğini biliyoruz.

Beyinlerimiz, yüzlerin detaylarını okumaya diğer tüm şeylerden daha fazla yer ayırır.

Etrafımızdakilere terbiye öğretmek için düş kırıklığını aktarma yetisini öğrenecek kadar evrilttik.

– Bir kitap ister misiniz, Bay Graham?
+ Hayal gücüm bana yetiyor.

– Birinin yaşamaya değmeyen bir hayata tutunuşunu kaç kez izledin? Birkaç saniye daha uzatışını. Neden zahmet ettiklerini merak ederek.
+ Nedenini biliyorum. Hayat değerlidir.

6. bölümden alıntılar:

Hepimizin tanıdığı, fakat adlandıramadığı ortak bir duygu var. Nefret hissine kapılabilmenin mutluluk veren beklentisi.

Kalp, şaşırtıcı derecede zayıf bir organ. Yine de güçlü bir hayat sembolü. Ve bizi insan kılan şeyler iyi ve kötü, aşk ve acı… (Hannial)

Stravinsky, gerçek bir bestekarın her daim bitmemiş çalışmasını düşündüğünü söylerdi. Her zaman bunun bilincinde olmazmış; fakat farkında olurmuş ve birden ne yapması gerektiğini bilirmiş. (Hannial)

Will’e yardım edemem. Ona güvenemem. O, gölgelerin hareket ettiği karanlık bir yerde ve onun yanında durmak artık güvenli değil. (Hannial)

İkimiz de badirelerimizi, hayatı güzelleştiren olaylara dönüştürmek zorundayız. (Hannial)

Hannibal Lecter ölümü hak ediyor. (Will)

(Hannibal’ın) Medikal ve psikolojik alanlara ilgisi var çünkü bunlar insanlar üzerinde güç vaat ediyor. Yamyamlık bir üstünlük eylemidir.

Hannibal: Dostluğumuzu ikiye bölünmüş bir ekrandan izliyormuş gibi hissediyorum. Bir tarafta algıladığım dostluk diğer tarafta ise gerçek var.
Will: Korkunç bir his, değil mi?

Yaptıkların yüzünden kaç insanın daha canının yanacağını merak ediyorum. (Hannibal Will’e hitaben.)

İnsanları birbirine yaklaştırma konusunda yas ve travma gibisi yoktur.

Bir şeylere sahip olmak zor; değil mi Dr. Lecter? Sahip olmak nadir, elinde tutmak zordur. Lanet olası kaygan hayat.

Dr. Gideon: Son yemeğimde kendimi mi yememi istiyorsun?
Dr. Hanibal: Evet.
Dr. Gideon: Böyle bir durumda biri bir yemeği kibarca nasıl reddedebilir ki?
Dr. Hannibal: Reddedemez.
Dr. Gideon: Trajik olan ölüm değil, ziyan olmaktır Dr. Gideon.

7. bölümden alıntılar:

Doğamı kucaklamamı istemiştin, Doktor (Hannibal). Sadece uzun zamandır içimde tuttuğum dürtülere uyuyorum, onları verdikleri ilhama göre ekip biçiyorum.

8. bölümden alıntılar:

Kötü insanlara kötü şeyler yapmak bize iyi hissettirir. (Hannibal)

(Hannibal) sen rol yapmak zorunda olabilirsin, ama ben değilim. (Will)

Hannibal: Beni tekrar öldürmeyi deneyip denemeyeceğini bilmem gerek Will.
Will: Artık seni öldürmek istemiyorum Dr. Lecter. Özellikle hazır seni ilginç bulmaya başlamışken.

Her insan, büyük gaddarlıklar içeren eylemler gerçekleştirme yetisine sahiptir. (Hannibal)

Hannibal: Ağabeyin seni kişiliksizleştirdi ve ne yazık ki ailen de bu saygısızlık ortamını teşvik ediyor.
Margot: Tuhaf olduğumu düşünüyorlar.
Hannibal: Ben senin hayal edebileceğinden daha tuhafımdır, Margot. Tuhaf olmak iyidir.

Herkes kurtarılmış bir günahkarı sever. (Margot)

Anormal bir duruma verilen anormal bir tepki, normal bir davranıştır. (Hannibal)

Peter: Be-bence o ölmeyi hak ediyor.
Will: Fakat sen onu öldürmeyi hak etmiyorsun, Peter.

Tüm bilgim ve müdahalelerime rağmen, seni asla tamamen önceden, tahmin edemiyorum. Tırtılı besleyebilirim ve krizalite fısıldayabilirim, fakat kozadan çıkan şey kendi doğasını takip ediyor ve beni aşıyor.

9. bölümden alıntılar:

Hannibal: Duymak istediğin cevap ne Will?
Will: Şu anda olan ve olmak üzere olan şeyler, birer cevap. Bir itiraf istiyorum. Ne olduğunu kabul etmeni istiyorum.
Hannibal: Sen içinde büyüyen canavarı görmeyi hala reddederken kendimi bir canavar mı ilan etmeliyim?

Hannibal: Neden iyi tarafıma hitap etmeyesin ki?
Will: Bir iyi tarafın olduğunun farkında değildim.
Hannibal: Kimse, başka bir insanı sevmediği sürece o kişinin bütün yönlerinin farkında olamaz. O sevgi sayesinde, sevdiğimiz kişinin potansiyelini görürüz. O sevgi yoluyla, sevdiğimiz kişinin kendi potansiyelini görmesini sağlarız. O sevgiyi dillendirerek sevdiğimiz kişinin potansiyeli gerçeğe dönüşür.

Eskiden hafızamı kaybetmekten korkardım. Şimdiyse birkaç şeyi unutmak için neler vermezdim. (Jack)

Anılar, anları ölümsüz kılar; fakat unutmak, sağlıklı bir zihne önayak olur. Unutmak iyidir. (Hannibal)

Terapi; kendimizi olmak istediğimi kişi olarak değil, olduğumuz kişi olarak görmeye dair samimi bir isteğimiz olduğunda işe yarar.

Will: Hiç pişmanlığın var mı?
Hannibal: Her seçimin özünde olası bir pişmanlık yatar. Ancak, bir şeyi yapmamayı seçersem; bunun genellikle iyi bir sebebi vardır.
Will: Ben pişmanlıklarla doluyum.
Hannibal: İçinde pişmanlık olmayan bir hayat, bomboş bir hayat olurdu.

Hepimiz içinde, başka insanları görünce tepki veren bir insanlık cihazı vardır. (Hannibal)

Diğerlerinin kendimizden daha az insanlığa sahip olduğunu görme eğilimi, evrenseldir. (Hannibal)

Lütfen, h-hayvanları s-suçlama. Lütfen. Bunu yapma. Sadece öldürmek için öldüren tek canlı, insandır.

Hannibal: Kendi öfkesine cevap verebilen bir insandan daha vahşi bir hayvan yoktur.
Will: Bu öfke değil. Öfke, kışkırtılmaya verilen duygusal bir cevaptır. Bu farklı bir şey.

Sınırlarımızı çok erken öğrenirsek gücümüzü asla öğrenemeyiz. (Hannibal)

Bir terapistin hayatının eşit iki parçası, öğüt ve meraktır. Bir hastayı bir yola koyarız fakat yolun onları nereye götüreceğini merak etmekle kalırız. (Hannibal)

Bu olanlar, bizi aynı kareye getirdi. Ben seni öldürmesi için birini gönderdim sen de beni öldürmesi için. Ödeştik. (Will)

10. bölümden alıntılar:

Will: Toplumun nazik kanadı, normalde cinayet işlemeyi büyük bir tabu olarak görür.
Hannibal: Ölüm olmasaydı, kaybolurduk. Bizi yüceliğe ulaşmaya sevk eden, ölümün yaşanma ihtimalidir. Onu ellerinle mi öldürdün?
Will: Fazlasıyla içli dışlıydı.

Bizi insanlar olarak şekillendiren en etkili güçlerden birisi bir miras bırakma isteğidir. Sen arkanda ne tür bir miras bırakacaksın? (Hannibal)

Fakat insanlar enstrüman değildir. Çaldığın şey her neyse, Hannibal yarattığın şeye göre çok dikkatle dinlemelisin.

En kötülerimizin bile konuşmak için birilerine ihtiyacı olur, Mason. (Hannibal)

Sınırı olmayan biri, sosyopattır. Ya da bir gazeteci.(Will)

Sınırları geçmek, onları ihlal etmekten farklıdır.(Hannibal)

Tanıdığın düşman, tanımadığın dosttan yeğdir. (Will)

Will: Beni bir dizi etkiye indirgeyemezsin. Herhangi bir şeyin ürünü değilim. Davranış psikolojisi için iyilik ve kötülükten vazgeçtim.
Hannibal: O halde benim kötü olduğumu söyleyemezsin.
Will: Sen, tahrip edicisin. Aynı şey.
Hannibal: Kötülük tahrip edici bir şeyden mi ibarettir? O kadar basitse, fırtınalar da kötüdür. Ateş de öyle, dolu yağışı da. Sigortacılar bunların hepsini “doğal afet” kavramının altına süpürür. Bu et, bir doğal afetin eseri mi, Will?

11. bölümden alıntılar:

Will: Öldürmek, düşünce şeklimi değiştiriyor.
Hannibal: Evet. Kan ve nefesin, görkemine güç katmak için değişim geçiren yegâne şeyler olduğunu anlaman gerek. Tıpkı bir ışık kaynağının yanışı gibi.

Her yaratıcı eylemin yok edici bir sonucu vardır Will. Hindu Tanrısı Shiva, hem yok edici hem de yaratıcıdır. Geçmişte kim olduğun, bugünkü benliğini açığa çıkarmak için yok edilir.(Hannibal)

Kaç yalanın kutsallaştırılması gerekti? Kaç vicdanın harap edilmesi gerekti? (Will)

Will: Hangi Tanrı’ya dua ediyorsun?
Hannibal: Dua etmiyorum. Gösterişsiz eylemlerimin, Tanrı’nın eylemleri yanında sönük kaldığını görmenin haricinde tanrısal varlığa ilişkin herhangi bir şey düşünme zahmetine girmedim.
Will: Ben Abigail’i tekrar görmek için dua ettim.
Hannibal: Duan tamamen cevapsız kalmadı. Onun bir parçasını görmüş oldun. Will evren küçülürse zaman geriye dönerse ve fincanlar tekrar birleşirse dünyanda Abigail için bir yer oluşabilir.

Tanrının nedensiz kötülükleri idraki aşar ve ironide eşi benzeri yoktur.

Dünyadaki en korkunç şey, her şeyin berrak olduğu bir an olabilir. (Dr. Bloom)

12. bölümden alıntılar:

Tanrı’nın acı çektirmeye dair seçimleri bizim için tatmin edici değildir. Masumiyet onu gücendirmediği sürece bu seçimler bizim için anlaşılmazdır.

Hannibal: Ufukta görünen olaylar kargaşasında konumumuzu korur durumdayız.
Will: Soğukkanlılık masken güçlü bir gerçek dışılık duygusu veriyor. Bu yaşananların çoğu bir rüya gibi geliyor.
Hannibal: Rüyalar, bizi uyanıkken yaşadığımız hayata hazırlar.
Will: Rüya görmek bir şeydir, fakat rüyanın doğasını anlamak ise başka bir şeydir. Hannibal: Olduğun kişiye uyanıyorsun. Anlaman gereken şey bu.

Hiçbir şey bizi yalnızlık kadar savunmasız kılmaz, Ajan Crawford.

Hannibal’ın tanık olduğum tek suçu, etki altına almaktı.Etki, farkında olmadığımız zamanlarda işe yarar.

Diğer insanlara güvenme eksikliği, dine olan ihtiyacı arttırır. Diğerlerine güvenemezsen, Tanrı’ya güvenmek zorundasın. (Hannibal)

Dünya, kendisini görüntülerin seslerin, kokuların ve anıların bir ahenksizliği şeklinde sunar. (Hannibal)

Will: Köpeklerimi neyle besliyorsun?
Mason: Sadece kendimle.

Hannibal: Cinayet mi, merhamet mi?
Will: Merhamet diye bir şey yok. Merhameti biz yaparız onu, basit sürüngen beynimizde fazlaca büyümüş parçalarımızda imal ederiz.
Hannibal: O halde cinayet de yoktur. Cinayeti de biz yaparız. Bu sadece bizi ilgilendirir.

Mason: Acıktım!
Hannibal: O zaman burnunu ye.
Mason: Yiyeyim.. burnumu mu yiyeyim? Ağzımda tavuk taşlığına benzer bir tat ve kıvam var.
Hannibal: Tat, zihinde acıma duygusundan önce gelen bir yerde bulunur. Acıma duygusunun yemek masasında yeri yoktur.
Mason: Kendime doydum!

Hannibal: Kimliği saklayıp ortaya çıkarmak epik Yunan eserlerinde sık kullanılan bir temadır.
Will: Tıpkı savaşla sınanan arkadaşlıklar gibi.

13. bölümden alıntılar:

Hannibal: Hepimizin kaderi kan ve boşluğun içinde uçup yüzüyor.
Will: Herkes yemeğe hazırlanıyor.

Tilki, tavşanın çığlığını duyunca koşarak gelir. Fakat yardım için değil. Jack’in çığlığını duyduğunda, koşarak gelme sebebin ne olacak? O an geldiğinde yapılması gerekeni yapacak mısın? (Hannibal)

– Affetmek, o kadar yoğun ve hem bilinçli hem de bilinçsiz gerçekleşen bir durum ki insan bunu yapmayı aslında seçemiyor. Öylece oluveriyor.
+ Sende oldu mu bu peki?
– Ben öldüm ve iki ölümün arasındayım.
+ Bir cümlenin sonundaki noktalama işareti, her kelimeye anlam verir. Onu takip eden her boşluğa da.
– Sen benim noktalama işaretimin yerini değiştirdin, Dr. Lecter. Verdiğim anlamı değiştirdin.

Aşk ne nefret, tüm insanların anlayışlarının üzerinde döndüğü büyük menteşelerdir. Kendimiz için yaptıklarımız bizle birlikte ölür, başkaları için yaptıklarımız ise bizden sonra da hayatta kalır.

Freddie: Hayata döndürülmemin keyfini çıkacağım. Hiçbir şey bir hayatta kalma hikayesinden daha iyi satmaz.
Will: Yerinde olsam bizi henüz hayatta kalanlar olarak görmem, Freddie.

Hepimiz biraz umut için çaresiziz. (Will)

Hannibal: Eğer bir gün tutuklanırsam, hafıza sarayım bir hafıza sisteminden daha fazla iş görecek. Orada yaşayacağım.
Will: Orada mutlu olabilir misin peki?
Hannibal: Sarayın tüm odaları hoş, parlak ve ışıl ışıl değil. Kalbimizin ve beynimizin duvarlarında, tehlike bizi bekliyor. Zihnin yüzeyinde delikler vardır.

Gerçeklik, sırf sen ona inanmayı bıraktığın için ortadan kalkmaz.

Jack: Arkadaşlığın için sana teşekkür etmek istiyorum, Hannibal.
Hannibal: Gerçek bir arkadaşlığın en güzel özelliği arkadaşları anlayabilmektir. Kesin bir netlikle anlaşılmak.

Kör ol, Alana; cesur olma.

Will: Senin… Gitmen gerekiyordu.
Hannibal: Sensiz gidemezdik.

Hannibal: Sana sürpriz yapmak istedim. Ve sen.. Sen de bana sürpriz yapmak istedin. Beni tanımana izin verdim. Beni görmene. Sana nadir bir hediye verdim. Fakat sen bunu istemedin.
Will: İstemedim mi?
Hannibal: Beni hayatımdan mahrum bırakacaktın.
Will: Hayır… Hayır. Hayatından değil, hayır.
Hannibal: O halde özgürlüğümden; onu benden alacaktın. Beni bir hapishane hücresine hapsedecektin.

Hannibal: Beni değiştirebileceğine inanıyor musun? Tıpkı benim seni değiştirdiğim gibi?
Will: Zaten değiştirdim.
Hannibal: Kader ve yaşananlar, bizi bu ana geri döndürdü çay fincanının parçalandığı ana. Seni affediyorum Will.

Replik Puanı:
Avatar

Replik.co

Ben neden benim de başka biri değilim?

Yorum yap